4 Gün 3 Gece ile karar vermiştim bir daha asla Ayşe Kulin okumayacağıma… “Balıklar ve misafirler üç gün sonra kokar!” diyordu kitabında. Öyle derin bir konu ele alınışıyla ancak o kadar kokabilirdi. https://1000kitap.com/gonderi/249919589 Ve sonra Mustafa Kemal ile ilgili, üstelik onun ağzından yazdığı bir kitap çıkardığını duydum. Duymak bile heyecan vericiydi, kim bilir okumak nasıl olurdu… Birkaç ay tutabildim ancak kendimi! Cüneyt Arkın misali, “Yeminimi bozdum!”
“Kadınlarını yok sayan toplumlar yerlerinde saymaya mahkûmdur.”
İtiraf ediyorum,
Kimi bölümler heyecan vericiydi.
Mustafa Kemal’i okumadığım, onu yaşadığım bölümler… Onun son zeybeği! “Bu benim son dansım, son zeybeğim. Söyle rahat bıraksınlar beni, yanına zeybek oynayarak geleyim.” youtube.com/watch?v=-73jXTE... Ama heyecanımın nedeni kuşkusuz zihnimdeki Mustafa Kemal’di. Hem heyecanımın, hem ruhumdaki hıçkırıkların… “Ben gülmüştüm ama benden başka kimse gülmüyordu. Becerdin, Mustafa Kemal! Hıçkırığı kahkahaya çevirmeyi de becerdin, aferin sana, dedi iç sesim.”
“Beni ölümden kurtaran yazgım, bana, ‘Yapayalnız kal,’ diye de buyurmuş olmalı ki ben ömrümü hep kesif bir ormanın içinde tek başına bir ağaç gibi sürdürdüm.”
Hepimizin bir Mustafa Kemal’i var kitaplardan bildiği,
Hepimizin bir Mustafa Kemal’i var dedelerinden dinlediği,
Hepimizin bir Mustafa Kemal’i, yüreğinde yeşerttiği, yücelttiği…
Mithat Cemal Kuntay misali, “Şimdi vatan bir insan gibi ölürken bir insan bir vatan gibi ayaktaydı: Mustafa Kemal!..”
Ve Falih Rıfkı Atay,
“Salondan çıktıktan sonra, Hacı Adil'e bu zatın kim olduğunu sordum.- Mustafa Kemal Bey, dedi.Sonra biraz şaşıca gözlerini manalaştırarak, ilave etti:
__-