Ne ji bo çavên me lê belê ji bo janên me, ji bo êşên me xew pêwîst e.
🔸🔸🔸🔸 Apê Mûsa 🔸🔸🔸🔸
Gözlerimizin değil, acılarımızın uykuya ihtiyacı var.
🔸🔸🔸🔸Mûsa Anter 🔸🔸🔸🔸
youtu.be/bwQrtX1R0gk
Kağıtlardan birini parmaklarıyla okşadı. Fotoğraflı kağıt, Türk ordusunun yalnız kalmış genç gerillaya, helikopterden atılmış 'teslim ol' çağrısıydı. Elinde radyo ile belini ağaca yaslayan yalnız bir gerillanın düşünceye dalmış fotoğrafının hemen yanında, çocuğunu arabada taşıyan bir kadın, renklerle donatılarak resmedilmişti. Bu resmen evlilik teklifiydi. Güldü:
" Türk ordusu evlendirme dairesi mi oldu? deyip oturdu. Kağıdın diğer yüzüne bakmadan, "Acaba bana kimi bulmuşlar?" dedi, hâlâ gülüyordu.
Sayfa 100 - Bikene bila mirin şerm bike·Kitabı okudu
"Kendini kandırma Xeyrî! sen yalnızsın.." dedi. Göğün suretine baktı. Yüzünü yalayan Yağmur tenini okşadı. Yağmur damlalarıyla gözyaşlarını örtmek iyi bir yöntemdi. İçinde fokur fokur kaynayan suyu bırakmak için ruhu duygularıyla birleşti. Bedeninde 3. Dünya harbi yaşandı. Xeyrî:
"Ağlamayacağım." dedi. İnat etmişçesine: "Dorşîn gözyaşlarıma tanık olmayacak, doğanın hiçbir varlığına, hiçbir zerresine; bir gerilla yalnızlığa dayanamadı da ağladı dedirtmeyeceğim." dedi. Göğsü onlarca kez kalkıp indi. Yanaklar oynadı. Dudakları buruştu. çenesi titredi. beyninde şimşekler çaktı. o da dişlerini birbirine kenetledi. Gök delinmiş gibi birikmiş olan sular üstüne boşaldı. Ruhuna dek ıslandı. derinden birkaç nefes aldı bıraktı."Offff" diye bağırdı. Kaya altı dergahına doğru ilerledi. kaç kez kaydı da düştü, hiç hesaplanmadı. Yatmak dışında bir şey düşünmeden ilerledi.