Suç işleme eğilimi insanda doğuştan mı vardır?
Raskolnikov meyhanedeki konuşmalardan öyle etkilenir ki, o akşam eve döndüğünde yatağına uzanır, hep düşüncelere dalar, ertesi sabah yataktan kalkmak istemez. Hizmetine bakan Nastasya o sabah yanına geldiğinde onu hasta sanır. Çünkü bizim genç kafasında bir cinayeti tasarlamaktadır; böyle bir cinayeti işlemek, bizim idealist gencimiz için kolay değildir.
Raskolnikov – Lizevataİnsan tehlikeyi göze alarak kendi düşmanını kolayca öldürebilir. Düşmanımız ölünce, içimizde biriken kin de boşalmış olur. Daha doğrusu, bizi düşmanımızı öldürmeye götüren neden, içimizde biriken ve dayanılmaz olan kindir. Oysa Raskolnikov, tefeci kadını öldürecek kadar ondan büyük bir kötülük görmemiştir. İçinde yaşadığı zor ve bir yerde küçük düşürücü koşullar, para gereksinimi, kötülerin ortadan kaldırılarak iyi bir insanlığın kurulması düşüncesi, bu gencin kafasına iyice takılır. Nerdeyse bundan başka bir şeyi düşünmez olur.
Yaşlı bir kadını öldürmekten, onun paralarını alıp gitmekten daha kolay ne vardır? Raskolnikov’un cani yaratılışlı olmaması, bu cinayetin işlenmesini duygu olarak zorlaştırır. Çünkü yaşama bir haydut, bir soyguncu olarak değil, bir öğrenci olarak başlamıştır. Öğrenci olmak, kafasını aydınlatmak, insanca duygularını geliştirmek, iyiye doğru eğilim göstermektir.
Burada insan ister istemez soruyor: Acaba “iyi”nin ve “iyilik”in ölçüsü nedir? İyilik yapmak kötülükten geçiyorsa, buna iyilik denilebilir mi? İyi bir toplumun kurulması kötüleri ortadan kaldırıp iyileri yaşatmaktan mı geçer, yoksa kötülerin üremesini önlemekten miRaskolnikov’u ilginç kılan onda bu son iki eğilimin birden ortaya çıkmasıdır; yani hem toplumun değerlerine karşı çıkarak suç işlemek, hem de daha insanca bir topluma doğru gitmek. Bu gün suç işleyerek daha