Suç ve Ceza

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Suç ve Ceza
Puan vermedi·636 syf.··
2023 29. kitabı
Suç ve Ceza, konusu ve yazım tarzı bir yana, felsefe açısından da oldukça değerli bir yapıttır. Eser sadece kurgu yapısına değil önemli düşünce yapılarına da sahiptir. Dostoyevski'nin yaşamı ve düşünce yapısından önemli izler bulabilirsiniz. Bir insanın neler yapabildiği, vicdanının onun davranışlarını ne ölçüde yönlendirebildiğini gözler önüne sermektedir.
1000Kitap
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Manevi Ceza
Puan vermedi·636 syf.··
2022 2. kitabı
Kitap dünya edebiyatının şah eserlerinden biridir. Muazzam konusu ve yazarın konuya hâkimliği tam bir mükemmellik örneği. Roman bize manevî cezanın dünyevi cezadan çok daha ağrılı olduğunu anlatıyor. Ve tabii ki, Sonya ve Raskolnikov'un aşkı konunun merkezinde nasıl da güzel duruyor. Her insanın mutlaka okumalı olduğu bir kitap.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Puan vermedi
Suç işleme eğilimi insanda doğuştan mı vardır? Raskolnikov meyhanedeki konuşmalardan öyle etkilenir ki, o akşam eve döndüğünde yatağına uzanır, hep düşüncelere dalar, ertesi sabah yataktan kalkmak istemez. Hizmetine bakan Nastasya o sabah yanına geldiğinde onu hasta sanır. Çünkü bizim genç kafasında bir cinayeti tasarlamaktadır; böyle bir cinayeti işlemek, bizim idealist gencimiz için kolay değildir. Raskolnikov – Lizevataİnsan tehlikeyi göze alarak kendi düşmanını kolayca öldürebilir. Düşmanımız ölünce, içimizde biriken kin de boşalmış olur. Daha doğrusu, bizi düşmanımızı öldürmeye götüren neden, içimizde biriken ve dayanılmaz olan kindir. Oysa Raskolnikov, tefeci kadını öldürecek kadar ondan büyük bir kötülük görmemiştir. İçinde yaşadığı zor ve bir yerde küçük düşürücü koşullar, para gereksinimi, kötülerin ortadan kaldırılarak iyi bir insanlığın kurulması düşüncesi, bu gencin kafasına iyice takılır. Nerdeyse bundan başka bir şeyi düşünmez olur. Yaşlı bir kadını öldürmekten, onun paralarını alıp gitmekten daha kolay ne vardır? Raskolnikov’un cani yaratılışlı olmaması, bu cinayetin işlenmesini duygu olarak zorlaştırır. Çünkü yaşama bir haydut, bir soyguncu olarak değil, bir öğrenci olarak başlamıştır. Öğrenci olmak, kafasını aydınlatmak, insanca duygularını geliştirmek, iyiye doğru eğilim göstermektir. Burada insan ister istemez soruyor: Acaba “iyi”nin ve “iyilik”in ölçüsü nedir? İyilik yapmak kötülükten geçiyorsa, buna iyilik denilebilir mi? İyi bir toplumun kurulması kötüleri ortadan kaldırıp iyileri yaşatmaktan mı geçer, yoksa kötülerin üremesini önlemekten miRaskolnikov’u ilginç kılan onda bu son iki eğilimin birden ortaya çıkmasıdır; yani hem toplumun değerlerine karşı çıkarak suç işlemek, hem de daha insanca bir topluma doğru gitmek. Bu gün suç işleyerek daha
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Puan vermedi·636 syf.··
2022 53. kitabı
1866 yılında yayımlanan Suç ve Ceza kitabı, Dostoyevski’nin, döneminin sosyalist ve devrimci demokrat düşüncesiyle giriştiği polemiğin en iyi yansımasıdır. Dostoyevski Rusya’da ve tüm dünyada ezilen insanlara yardım etmeyi amaç edinmiş ve 19. Yy edebiyatında içinde bulunduğu yoksulluğu, acıları, toplumsal eşitsizliği, ezilişi başarılı bir şekilde dile getirmiştir Suç ve Ceza kitabında Raskolnikov karakteriyle. Ve bizlere insanın en yüce yargı yerinin ‘vicdan’ olduğunu da göstermiştir. Aslında Raskolnikov akıllı başarılı dürüst bir gençtir. Yaşadığı ekonomik sıkıntılardan dolayı hukuk okumayı bırakmış ve eski bir Petersburg evinin bir dolabı andıran küçük çatı bölmesinde yarı aç yarı tok bir şekilde yaşamaya çalışmaktadır. Hem kendisinin hem de başkalarının yoksulluğuna çaresizliğine bakıp bu sorunu çözmek için hep bir arayış halindedir. Ve bu noktada Raskolnikov’un bulduğu kurtuluş yolu şudur; Hem kendine, hem de herkese tarihteki öteki ‘olağanüstü’ insanlar gibi olduğunu, ‘sıradan’ insanların, basit halkın dokunulmaz kabul ettiği temel ahlak kurallarını çiğneme hakkına sahip olduğunu göstermek. Bu doğrultuda iki kişinin konuşmasına şahit olan Raskolnikov, beynine işleyen düşüncelerle cinayeti işleyip, paraları alıp tüm insanlara yardım edecek, onların hayrına işler yapacaktı. Ancak giriştiği bu deney hiç de onun beklediği sonuçları vermedi. Kendisinin olağanüstü bir insan olmadığı sonucuna vardı. Cinayetten sonra dayanılmaz acılar içinde kıvranan Raskolnikov’un vicdanı, cinayetin meyvelerini yemesine bile izin vermedi. Bu kitap bir çok insan psikolojisi tahlilleriyle mükemmel bir başyapıt. Ben olsaydım ne yapar nasıl davranırdım acabalarıyla , hele ki cinayetten sonra binadan çıkabilme anında heyecan dorukta okuduğum sayfalarla insanı içine alan kült bir roman.İyi
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Insanın hayatındaki sınav.
8/10
·636 syf.··
2023 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2023 10:23
Kitap güzel ve okumaya değer bir eser. Her bir satır seni diğer satıra okumaya zorluyor. İsimler konusunda biraz sıkıntı çektim ama biraz ilerledikten sonra onlarıda anladım. Sonu pek son gibi gözükmeyen, daha devamını isteyen bir kitap olmuş. Artık sonunu kendi görüşünüze göre yapabilirsiniz. Herkesin okumasını tavsiye ederim.
Psikoloji
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Puan vermedi·636 syf.··
2023 20. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2023 22:11
Kitap çok güzel. Dostoyevski size Raskolnikov'un psikolojisini o kadar güzel aktarıyor ki, bir bakmışsınız suçu birlikte işliyorsunuz. Kahrını birlikte çekiyorsunuz, birlikte bir şeylere şok geçirip, birlikte arınıyorsunuz. Zaten bu büyük klasik için uzun incelemelere gerek yok çünkü bunu hakkıyla yapan çok iyi okurlar var ama benim tek önerim şu olacak. Benim şahsi fikrim Suç Ve Ceza'yı asla Puslu Yayınlarından almayın Güler Dikmen Nalbantoğlu çevirisi olan bir kitabı okumayın, özellikle Editörü Özlem Gündoğdu ise arkanıza bakmadan kaçmanızı öneririm. Kitapta o kadar fazla yazım yanlışı, noktalama hatası, özne yüklem hatası, direkt isimleri birbirine karıştırma gibi editör hataları vardı ki, beni neredeyse kitaptan bıktırmanın eşiğine getirdi, öfleye püfleye bitirdim kitabı. Kitaptan alacağım zevki zehre dönüştürdü. Buna kitabı okurken bir iletimde değinmiştim. Şansınız varsa kitabı İş Bankası Kültür Yayınevi'nden tercih edin. Arkadaşımda olmasıyla yaptığım karşılaştırmaya göre onun hiç bunlara takılmadan haz alıp kitabı bitirmesi benim karnımı ağrıttı resmen İyi okumalar dilerim.
Hatalar
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Suç ve Ceza, işlenen bir suçtan çok, insanın kendi vicdanında verdiği savaşın romanıdır. Raskolnikov’un asıl çöküşü cinayetle değil, kendini haklı görmeye çalıştığı an başlar. Zihni, suçtan sonra bir sığınak değil, bir mahkemeye dönüşür. Dostoyevski, insanın kendi karanlığıyla baş başa kaldığında nasıl parçalandığını ustalıkla anlatır. Ceza, hücrelerde değil; uykusuz gecelerde, korkuda ve yalnızlıkta gizlidir. Merhamet ve itiraf ise bu karanlıktan çıkmanın tek yoludur. Okur, kitabı bitirdiğinde bir hikâye değil, ağır bir vicdan duygusu taşır içinde. Suç ve Ceza Fyodor Dostoyevski
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Herkesin en az 1 kere okuması gereken bir kitap
8/10
·636 syf.··
Beğendi
·
2023 1. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2023 00:00
Çok güzel bir kitaptı. Fakat gerçekten de okuması çok zor bir eser , okurken dikkatinizin dağılmaması lazım çünkü okurken anlamak zor. Tabi bu benim görüşüm bu kişiden kişiye değişebilecek bir durum . Belki de ilk defa bir dünya klasiği okuduğum için bana bu kadar ağır geldi. Fakat ben herkese bu kitabı şiddetle öneririm herkesin hayatında bir kere okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap... Suç ve Ceza Fyodor Dostoyevski
Roman
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Suç işlediğini kabul edemeyen Raskolnikov’un hikayesi..
10/10
·636 syf.··
Beğendi
·
2023 7. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ağustos 2023 16:41
Bu kitabı başlayıp başlayıp bitiremeyenlerdendim ama bu sefer tek solukta bitirdim. Kitapta Açlık,yoksulluk, ailesine yük olduğu düşüncesiyle ölmeyi hak eden insanın öldürülmesinin suç olmayacağını düşünen Rodya hatta bunun taçlandırılması gerektiğine inanıyordu. Bu romanda insanların açlık ve yoksulluk içinde suça yönelimin çok fazla olabileceğini kanaat getiriyor. İncelemesi yapması zor bir roman :)
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Puslu Yayıncılık · 2021194,4bin okunma
Uzun bir incelemeden merhabalar
10/10
·687 syf.·
2021 41. kitabı
KARAKTER REHBERİ: • Rodion Romanoviç Raskolnikov (Rodya): Başkarakter • Alyona İvanovna: Tefeci kadın • Lizaveta: Tefecinin kız kardeşi • Bay Marmeladov: Meyhanedeki sarhoş, Sonya'nın babası • Katerina İvanovna: Marmeladov'un eşi, Sonya'nın analığı • Lippevehzel: Katerina Ivanovna'nın ev sahibesi • Sonya: Fahişe, Rodya'nın sevdiği kadın • Amalya Feodorovna: Raskolnikov'un ev sahibesi • Nastasya: Hizmetçi • Pulheriya Aleksandrovna: Rodya'nın annesi • Avdotya Romanovna (Dunya, Duneçka): Rodya'nın kız kardeşi • Pyotr Petroviç Lujin: Dunya'nın nişanlısı • Andrey Semyoniç Lebezyatnikov: Petroviç'in ev arkadaşı • Razumihin: Rodya'nın üniversiteden arkadaşı • Nikodim Fomiç: Karakol komiseri •İlya Petroviç: Komiser yardımcısı • Zamyatov: Karakol sekreteri • Zosimov: Hekim • Arkadiy İvanoviç Svidrigaylov: Dunya'nın işvereni • Marfa Petrovna: Svidrigaylov'un karısı Rodion Romanoviç, annesi ve kız kardeşinden ayrı, başka bir şehirde tek başına yaşamakta olan bir hukuk fakültesi öğrencisidir. Düştüğü maddi sıkıntılar sebebiyle öğrenimine ara verir, annesinden gelecek paraya kavuşana kadar değerli eşyalarını rehin vererek hayatını idame ettirir. Cinayet işlemeye karar verdiği gün, eşyalarını rehin verdiği tefeci kadını öldürmesiyle birlikte hayatının dönüm noktasını yaşar ve hayatı bir daha hiç eskisi gibi olmaz... Kurgu, her ayrıntısı bizi başka bir sorgulamaya iten, üzerine düşünülmüş bir kurgudur. Örneğin başkarakterin hukuk öğrenimi görüyor olması, planlanan ve istenen bir cinayetin yanı sıra planlanmayan ve istenmeyen bir cinayetin daha gerçekleşmesi, tek tanık olan Svidrigaylov'un intihar etmesi, birinin çıkıp suçu üstlenmesi ve cinayetin onun üzerine kalması, çalınan değerli eşyaların bir yere gömülmesi ve bir daha yüzüne bakılmaması, Rodya'nın yoksulluk çektiği halde
Edebiyat
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,4bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.