Hadi yap, diyordu.
İstediğini al, diyordu. Bunun için senden nefret edeceğim. Ama seni sonsuza dek seveceğim. Seni sevmemek elimde değil.
Beni mahvet, bizi mahvet, buna izin vereceğim.
All Tomorrows Cevdet Mehmet Kösemen' in yazdığı ve illüstrasyonlarını kendi çizdiği, Türk bir yazardan çıkmış ve aslında yurtdışında popüler olmuş çarpıcı bir bilimkurgu eseri.
Bu kitap aslında bir spekülatif evrim anlatısı. Kurgusal bir geleceği, bilimsel mantık çerçevesinde hikayeleştirilmiş ansiklopedi anlatımına sahip. Belki böyle söyleyince kafa karıştırıcı gelmiş olabilir. Çok daha basitçe söylemek gerekirse, yüzyıllar boyunca insan ırkının başına gelenleri ve geçirdiği evrim sürecini, insanlığın var olma çabasını sanki bir tarihsel belgeymiş gibi okutuyor. Açıkcası bayağı da çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Çünkü okurken ve resimlere göz atarken çok kez tüylerinizi ürpertebilir ve empati kurup kendinizi bu evrende hayal ederseniz sizleri rahatsız hissettirebilir.
Kitap, Mars' da hayat kuran ve orada yaşayan insanoğlunun bir gün Qu adı verilen bir uzaylı uygarlığı ile karşılaşmasını, ve bu Qu uzaylıları ile verdikleri savaş sonucunda insanoğlunun değişen kaderini anlatıyor. Qu, insanları köleleştiriyor. Ve en çarpıcı kısım ise, Qu nun canlı organizmaları istediği gibi değiştirmesi ile yaşanıyor. Qu' lar her canlının genetiğini oyuncakla oynar gibi değiştiriyor ve ortaya yeni insan-altı türleri çıkartıyorlar. Bu noktada biz her bir türün nasıl değiştiğini, nasıl yaşadıklarını, milyonlarca süren yıl içerisinde evrim geçirip hala hayatta kalıp kalamadıklarını ve neye evrildiklerini okuyoruz. Her sayfada bir alt tür ve her türü anlatırken de yanında o alt türün illüstrasyonları yer alıyor.
Kitaptaki resimler inanılmaz detaylı olmasının yanı sıra rahatsız edici oldukları da bir gerçek. Zaten kitabın amaçlarından biri de bu sanırım. Okurken çok kez tüylerim diken diken oldu ve bu bir korku romanı olmamasına rağmen çok gerildim. Kendimi çok kez alt türlerin yerine