Mentor

Mentor
"Coǥɨŧø ɇɍǥø sᵿm. Ɨ ŧħɨnꝁ th͉ĕ̹̯r̍̔e̢̧̝̘f̧̪̒o̸̟̕re̎ ɨ am. İ̟̹ ̩̬̪A̸̬͂M"
Dünyanın Sonuna Doğmuşum, Ya da Ölmüşüm De Haberim Yok
10/10
·200 syf.··
2025 43. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 23:30
Tek kelimeyle harikaydı. Konusunu almadan önce okumuştum ama unutmuşum ve çizgi romana "bir göl evine gidiyorlar, ardından ilginç olaylar oluyor" şeklinde başlamıştım. İyi ki de arka kapak yazısını unutup başlamışım çünkü okurken yaşadığım şok tarif edilemezdi. Konusu basitçe şöyle ki; dünyanın sonu gelmişken hepsine farklı roller biçilmiş olan 10 kişi harika bir göl evinde bir arada kalırlar. Belki çok klişe veya basit bir konu gibi gelse de çizgi roman bunu o kadar güzel işlemiş ki, her bölümde "acaba buradan ne çıkacak, acaba burası nereye bağlanacak?" Diyerek okuyorsunuz. En güzel yanı ise "Acaba bu nereye bağlanacak?" Sorularının hepsi iyi bir yere varıyor. Her gizem unsuru pişman etmeyecek noktalara ve yeni merak unsurlarına bağlanıyor. 2025 yılında okuduğum en iyi çizgi romanlardan birisi oldu. Öveceğim bir şey daha varsa o da çizim ve hikaye anlatım stilidir. Çizgi romanlardaki alışılmış kutu kutu çizimlerin dışında bizi hikayeye bağlamak için ses kayıtları, alışveriş listeleri, mail dosyaları, kamera görüntülerinin ses kayıtları ile uyumlu olması gibi şeyler çizgi romana eklenmişti. Bu da okurken bizi hikayenin bir parçası haline getiriyordu. Sanki o on kişiden birisi benmişim veya onların içindeki bir gözlemciymişim gibi hissettiriyordu. Sahneler o kadar iyi çizilmişti ki hareketsiz bir resme bakmıyor da kafanızda birleştirdiğiniz, seslendirdiğiniz bir filmi izliyor gibiydiniz. Kesinlikle çizimler ve hikayenin sunum şekli çok etkileyiciydi. 2.Cildi de ön siparişe açılmış durumda. Bir an önce alıp okumak için sabırsızlanıyorum.
1000Kitap
Göl Kenarındaki Hoş Ev - Cilt 1James Tynion IV · Karakarga Yayınları · 202528 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gençlik Kibri ve Yapılmaması Gereken Bir Hata: Failsafe
8/10
·224 syf.··
2026 7. kitabı
Failsafe bir kahramanın yolculuğu değil, yolculuk sonunda geri toparlanma hikayesiydi. Uzun süredir DC Batman' in üzerine gerçekten çok oynadı ve Batman psikolojik sınırlarına çok yaklaşmıştı. City of Bane de Alfred' i yani baba figürünü kaybetti. Selina ile evlilik yoluna girmişken ayrıldılar. Joker War ile servetini kaybetti. Metal serisi ile fiziksel olarak gerçekten çok yoruldu. Damian robin olmayı bırakıp yepyeni bir rota çizdi vs vs. Haliyle bu çizgi romanda çok daha yalnız, kendi başına kalmış, sakin gibi gözükse bile içten içe karmakarışık bir Batman okuduk. Hikaye Penguin' in Batman' i oyuna getirip kendi ölümünü Batman' in üzerine yıkması ve Batman' in artık adam öldürdüğüne inanılması ile başlıyor. Bu durum, Batman' in gençken tasarladığı Failsafe adındaki bir robotun canlanmasına sebep oluyor. Failsafe, Batman' in de tabiri ile gençlik kibri, bir hata. Kendisi Justice League üyelerinin tüm zaaflarını ve durdurma yöntemlerini bilirken "Peki beni kim durduracak" sorusunu soruyor. Cevap basit. Batman' in daha duygusuz daha vahşi, eksikliklerinin giderilmiş, etik değerlerinin olmadığı versiyonu. Failsafe' de tam olarak bu. Batman' in kendi en iyi ve en vahşi versiyonu baz alınarak tasarlanmış Batman' i imha robotu. Bu robot Batman' in Penguin' i öldürdüğü haberlerini alınca aktive oluyor ve Batman' in peşine düşüyor. Hikayede zaten yıpranmış, yaş almış bir Batman okuyoruz ve Batman' de bunu biliyor. O yüzden, Failsafe' i yenmesi için kendi en iyi ve vahşi versiyonu olan Zur-En-Arrh' ı ortaya çıkartıyor. Ben bu kısımları şahsen çok sevdim çünkü Zur-En-Arrh ı çok çok eski çizgi romanlarda görsem de tarihin tozlu sayfaları arasında kalmış bir karakterdi. Güncel ve modern bir hikayede bunun kullanılmasını, Batman' in en iyi versiyonunun bile eksikliklerinin olup
1000Kitap
BatmanChip Zdarsky · JBC Yayıncılık · 202521 okunma
Hileli Masadaki Son Blöf
8/10
·280 syf.··
2026 4. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2026 04:11
Monopoly oynadığınızı hayal edin. Ama öyle sahte paralarla, plastik otellerle değil; masada bayağı bayağı yönettiğiniz şehirlerin tapusu, geleceğiniz, hatta eşiniz duruyor. Kitap, bizi işte böyle tuhaf bir masaya oturtuyor. Savaş sonrası nüfusu tükenmiş, sokakları in cin top oynayan o koca dünya, artık üzerinde sadece zar atılan devasa bir oyun tahtasından ibaret. Kalan bir avuç insan, Titanlı Vugların kurduğu bu düzende hayatta kalmak için bu oyunu oynamak zorunda. ​Böyle bir dünyada depresyon, paranoya ve uyarıcı madde bağımlısı ana karakterimiz Pete'in, neredeyse her şeyini kaybettiği noktada hikayeye başlıyoruz. Lakin kitabın asıl konusunu anlatmak bu noktada çok zor. Zira kitap ilk sayfalarında bizi post apokaliptik bir Monopoly masasına oturturken, bir anda kendimizi psikoz ataklarında, faili meçhul cinayetlerin ortasında ve hemen sonrasında ise kozmik bir istilanın içinde buluyoruz. Anlaması zor değil ama rollercoaster etkisi oluşturan bir kitaptı bu yüzden. Daldan dala atlayarak bizi konudan konuya taşıdı. Bunu yaparken de biz okuyucuları en az ana karakterimiz Pete kadar paranoyak etti. İnsan görünümündeki uzaylılar, psişik güçler, yalanlar, uzaylı görünümündeki insanlar, yalanlar, telepatlar, uyarıcı maddeler, yalanlar, manipülasyonlar, psikoz atakları, yalanlar ve daha fazla yalanlar... Ah, ayrıca yalanlardan bahsetmiş miydim? ​Bu yalan cümbüşünün içinde bir de işin 'insani' boyutu vardı ki, bu kısım kitapta uzaylılardan bile daha tuhaftı. İnsanlığın soyu tükenmesin diye oynanan bu oyunda, sadece şehirler değil eşler de el değiştiriyordu. Sevgi, sadakat gibi kavramlar rafa kalkmış; her şey 'üremeye' ve 'şansa' endekslenmiş durumda. İnsan ömrünün 200 yıla kadar uzadığı bu evrende, Pete'in 145 yaşında olmasına rağmen çok kırılgan ve zayıf psikolojisi,
1000Kitap
Titanlı OyuncularPhilip K. Dick · Alfa Yayıncılık · 201864 okunma
Bu Kitap Bana İyi Geldi, Yaralarımı Sardı
7/10
·397 syf.··
2026 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 00:00
Öncelikle kitap +18 yaş grubuna hitap etmektedir. Daha genç yaştaki okuyucuların okumamasını tavsiye ederim. Smut yoğunlukta ve red flag karakterlere sahip kitapları sevmeyen birisi olarak tavsiye üzerine bu kitaba başlamıştım. Çünkü karakterlerin ilişkisinin toksik olmadığı, ana erkek karakterin red flag olmadığı, slowburn bir kitap olduğu söylenmişti. Doğru demişler ve iyi ki de okumuşum. Kitap tesadüfen bir kaza sonucu karşılaşan ve çok farklı dünyaların insanı olan iki karakterin aşkını anlatıyor. Lakin bu kitap çok tatlı, semimi bir aşk hikayesi anlatmasının yanında başka yönleriyle de beni çok tetikledi. Ana erkek karakterimiz 350 kişilik bir köyde yaşayan genç bir erkek, ana kadın karakterimiz ise aile ve çevre baskısı altında büyüyen çok başarılı bir doktor. Herkesin ondan beklentisi var, hatta bu beklentilerden birisi de kızı aldatan, psikolojisini bozan pislik eski erkek arkadaşını da affetmesi. Böyle bir noktada kadın karakterimiz şu ana kadar hiç görmediği tarzda bir erkeğe yani ana karakterimiz Daniel' a aşık oluyor. Kitabın romantizm ağırlıklı olmasının yanı sıra büyük şehirde yaşayan beyaz yaka insanlar ile köydeki insanların hayat farklılıklarına, önem verdikleri şeylerin değişkenliğine çok güzel değiniyor. Açıkcası beni en çok tetikleyen kısım bu olmuştu. Çünkü insanların gerçekten de sırf "kaba olabildikleri için" kabalık yaptığını da görüyoruz. Gerçek dünyada da insanlar malesef ki kendilerini ve deneyimlerini dünyanın merkezine koyuyorlar ve ana karakter sendromu yaşıyorlar. (Ufak Spoiler) Kitapta kızın arkadaşlarının Daniel' e olan tavrını kendi hayatımda da görmüş olduğum için o kısımlar beni çok üzdü. Örneğin Daniel işlettiği pansiyona sevdiği kadının arkadaşları tatile geldiğinde elinden gelenin en iyisini yapıp onları ağırlamıştı. Lakin
1000Kitap
Senin Dünyanda BenAbby Jimenez · Epsilon Yayınevi · 2025162 okunma
Vicdanın Ağırlığı Yerçekimsiz Ortamda Sıfır Mıdır?
10/10
·136 syf.··
2025 45. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2025 18:46
2001 ve Ötesi kitabı, 1989 yılında meşhur bilimkurgu yazarlarının 9 tane kısa öykülerinin derlenmiş olduğu bir kitap. Malesef günümüzde baskısı bulunmamakta, ki keşke tekrar basılsaymış. Ben bu kitabı içerisindeki Düğme, Düğme "button, button" hikayesini daha önce Twilight Zone dizisinde görüp, ilgimi çektiği ve asıl hikayesini okumak istediğim için araştırmıştım. Yapay zeka sayesinde o kısa hikayenin bu kitapta olduğunu öğrenmiş ve hemen kitabı almıştım. Eğer ilgilenenler varsa, kitap bilimkurgu sevenler tarafından bile pek bilinmediği için nadirkitap sitesinde 30 TL gibi çok uygun bir fiyata satılıyor. Kesinlikle tavsiye ederim, 30 TL için fazlasıyla değecek bir deneyim yaşattı bana. Hikayelere gelecek olursak, her birisi Isaac Asimov, Ray Bradbury, Arthur C Clarke, Robert Sheckley, Richard Matheson gibi meşhur ve bu türün ustaları tarafından yazılmış olan 9 farklı bilimkurgu+ high concept öykülerden oluşuyor. Çoğu hikaye bizlerde ahlaki ikilemler oluşturup, ben olsaydım ne yapardım sorusunu sorduruyor ve soğuk su etkisi oluşturan twistler ile ağzımıza bir parmak bal çalarak hikayeyi en iyi noktada bırakıyor. İçlerinden en sevdiklerim 30 Saniye 30 Gün, Casus Öyküsü, Uykudan Uyanış, Çiçek Dürbünü, Düğme Düğme ve Bilardo Topu oldu. Kimisi hikayeyi okuduktan bir gün sonrasında bile kafamda acaba ben ne yapardım sorusunu döndürmeye devam ettirdi. Kimisi de aklıma geldiği her anda "varoluşsal sancılar :)" diyebileceğim belli şeyleri sorgulatan ve üzerine düşündüren hikayeler oldu. Casus Öyküsü ise aralarında en komik bulduğum oldu. Aklıma geldikçe durumun absürtlüğü hala gülümsetiyor beni. Konularından bahsetmeyeceğim çünkü zaten bu öyküler kısa hikayeler. Bana göre en iyisi hiçbir şey bilmeden hikayeleri okumak olur. Bilimkurgu işleri seviyorsanız, Twilight Zone gibi
1000Kitap
2001 ve ÖtesiKolektif · Engin Yayıncılık · 199428 okunma