Biliyor musunuz, bir dakika, hatta bir saniyede verilen veya verilmeyen bir karar, bir tereddüt anı, insanın hayatı üzerinde ne uçsuz bucaksız neticeler doğurabiliyor.
Hayat ne güzel, fakat ne can sıkıcı şeydi! Gündüz daire… Hafif bir iş, bol para. Akşamüzerleri güzel bir yemek, bazen sinema… Çay… Poker… Sonra uyku. Bunların hepsi güzeldi, fakat bütün günü dolduran bu eğlenceli işlerin içinde insan bir boşluk hissi duymaktan kurtulamıyordu. Bir şey eksik gibiydi, bütün ömrüm işlemeyen bir yeri varmış gibiydi.
Hayat bu rugan iskarpinlere ne kadar benziyor. Tıpkı bunlar gibi biz de günler geçtikçe aşınmaya, bir tarafa kaykılmaya, çirkinleşmeye ve nihayet işe yaramamaya başlayacağız.