Merhabalar Efendim.
Sizlere 1 günde bitirdiğim ve çok ama çok sevdiğim bir kitap ile geldim.
Yusuf Ali, bebekliğinde camii avlusuna bırakılmış kimsesiz bir çocuktur. Yaşadığı yetimhanede olgun kişiliği ile kendinden küçüklere abilik yapan yufka yürekli bir karakterdir. 5 yaşında iken her gece dışarıya bakarak 'benimde bir ailem olsun' diyerek dua eder. Yinde kar yağışı olan bir gecede pencereden bakarak duasını ederken bahçede bir hareketlilik fark eder ve o hareketliliği yetimhanenin kedisi olduğunu sanar. Küçük yüreği kedinin bu soğuk havada dışarıda kalmasına elvermez ve gizlice bahçeye çıkar. Kedinin ismini seslenerek onu ararken bahçenin ortasında bir sepet fark eder ve ona yaklaştığında içerisindeki donmak üzere olan bebeği görür. Yardım çağırarak bebeği kurtardığında o günden sonra elini bir gün olsun bırakmaz. Melek ismini verdiği bu küçük bebek ne zaman ağlasa, yemeğini yemese, hastalansa hep Yusuf Ali yanına geldiğinde sakinleştir ve susar. Küçük Meleği her gece ettiği duanın karşılığında olarak gönderildiğine inanan Yusuf Ali onu yıllardır istediği ailesi olduğunu düşünür. Melek, 5 yaşına geldiğinde ise onu evlatlık alan aile ile Yusuf Ali'yi o günden sonra hiç görmez ve hatırlamaz. Onun aksine Yusuf ise 30 yaşına geldiğinde bile hala bir ümit Meleğinin geleceğine inanır.
Evlatlık alındığı aile tarafından ismi değiştirilen Meleğin adı ise artık Eylül'dür. Hayatını zorlu şartlar alında geçirmiş ve geçmişine dair bütün anıları silinmiştir. Nişanlısı ve kardeş bildiği kızın ihaneti ile karşı karşıya kalan Eylül (Melek) her şeyi arkasında bırakarak, öğretmenliğini yapacağı başka bir şehre taşınır. Havalimanında inip gideceği köy kasabasının servisine biner ve yola koyulur. Lakin yolda kardan dolayı servis kaza yapar. Yardım çağırma amacıyla kendini sevisin