Bir arkadaşı vardı. Kısacık duran. Çok işler görmüşlerdi birlikte. Başka? Düşündü. Başka güvenilecek arkadaşı yoktu obada. İş başa düşünce… Oysa Hüseyin, iş başa düşmeden, bütün obayı yanında canı ciğeri sanıyordu.
Dünyadaki bütün yaratığı, ağacı, kuşu, böceği, insanı, her şeyi, her şeyi en derin sevgisiyle kucaklardı. İliklerine kadar aşk duyardı dğnyanın her şeyine. Yağmuruna, kışına, borasına, sıcağına, soğuğuna… dünyanın en küçük, en değersiz şeyine bile kocaöam açılmış çocuk gözleriyle, hayretle bakardı.