"Belki de iplere hiç ihtiyacin yoktur. Kendi elinde olmasina bile ... Ben kadere inanirim Meltem. Her sey onceden belli;
ne olacagi, kiminle olacagi belli. Hiç kimse degistiremez. Sen
sadece rolünü iyi oynarsin ya da oynamazsin. Bu kadar. Kes
bütün iplerini. Sen kukla degilsin. Kaderinin hakkin veren,
müthis bir oyuncusun. Zaten yapmigsin. Birak 'öyle olmustu
böyle olmustu' demeyi. Olan biten her sey bizi bugüne hazirlamak
, talihsizlikler de öyle..." dedi.
Belki de yalnizligimin adi buydu:
iplerimi birinin eline vermeyi beklemek. Oysa baska bir ihti-
mal daha vardi; iplerimi kendim de tutabilirdim. Ve bunun
farkina bu yasimda ancak varmistim.