Şimdi kendi kendime istediğim şeyin mutluluk mu, yoksa daha çok mutluluğa giden yol mu olduğunu soruyorum. Oh Tanrım! Beni çok çabuk erişebileceğim bir mutluluktan koru! Mutluluğumu uzaklaştırmayı, sana kadar götürmeyi öğret.
Tanrım! Biz, Jarome ve ben sana doğru ilerleyebilseydik, birlikte, destekle, iki hacı gibi yürüyebilseydik hayat denen bu yolu. Birinin “yaslan bana dostum eğer yorulduysan” deyip, diğerinin “seni yanımda hissetmek bana yetiyor...” dediği iki hacı. Ama hayır! Bize öğrettiğin yol Tanrım, dar bir yol, iki kişinin yan yana yürüyemeyeceği kadar dar.
Söyle Tanrım! Hangi ruh sana layıktır? O, beni sevmekten daha iyi şeyler için doğmadı mı? Eğer benim olacak olsaydı, onu bu kadar sever miydim? Kahramanca sayılabilecek her şey mutluluğun içinde ne kadar küçülüyor!...