Şüphesiz Allah ruhlarınızı bu hayata günlerin ve gecelerin sırlarını ararken bilgide gelişin ve güzellikte ışıyın diye parlak meşaleler olarak gönderdi. Oysa siz onları külle örtüp söndürüyorsunuz. Allah ruhlarınıza sevgi ve özgürlük krallığına yükselesiniz diye kanat verdi. Öyleyse neden onları kendi ellerinizle kesip yere atıyorsunuz? Tahtı yüreklerinize mutluluk tohumları saçtı, oysa siz hepsini çıkarıp kargalar yesin ve rüzgar dağıtsın diye fırlatıyorsunuz. Allah size oğullar ve kızlar bağışladı ki, onlara doğrunun yollarını gösterebilesiniz, yüreklerini hayatın ezgisiyle doldurabilesiniz, onlara hayatın paha biçilmez neşesini miras bırakasınız. Oysa siz uyuşuk uyuşuk oturuyor ve onları kaderin ellerinde ölüme bırakıyorsunuz; ülkede onları ezecek yabancılara, güneş yüzündeki umutsuzluk yaratıklarına. Özgür doğan çocuğunu köleliğe terk eden bir baba, kendinden ekmek istediğinde çocuğuna taş verenle aynı değil midir? Çocuklarına uçmayı öğreten kuşları görmüyor musunuz?