Uzun süren ıstırabın ardından, bazı anlarda en çok dilediği şey, (itiraf etmeye utansa da) hasta bir çocuk gibi kendine acınmasıydı. Sevilmeyi, birilerinin onu rahatlatmasını arzuluyordu. Ama o bir çocuk değildi, önemli bir memurdu ve griye dönen sakalı, arzuladığı şeyin imkansızlarını yüzüne vuruyordu, ama yine de arzuluyordu işte.