Uyurken hepsi de birbirinden mutlu düşler görüyorlardı. Hadi ne olur babası onu kırmasın, eve gelsindi. Birlikte yaşasınlar, uçurtmayı yan mahalledeki arsada birlikte uçursunlardı. Öbür çocuklar da görsünlerdi, Melike'nin bir babası var ve bu baba harika uçurtmalar yapar ...
Kendimi bildim bileli çok süslüyüm. Bana kalsa, buna asla kusur musur demem. Ama etrafımdakilerin bana nasıl da alaycı bakışlarla baktığını çok iyi biliyorum. Hep böyleydi bu.
Ben süslenirdim, insanlar benimle alay ederlerdi. Ama bilmezlerdi ki, süslerin arkasına geçince alayları bir hiç oluyor, o pırıltılı dünyanın tüylü zırhını geçip bana ulaşmıyor.
Kendi gölgemden bile kaçar oldum.
Aynaları kırdım ama bu kez de yansımalara saklanıyorlar.
Gölgelerden yansıyıp içime girmeye çalışıyorlar.
Tüm ampulleri de kırdım.
Ay ışığı içeri girmesin diye tüm perdeleri kapadım
Ama gölgeler hala silinmediler ...
Gölgeler ... bir türlü silinmediler ...