Merdümgiriz

İnsanın ruhu yorulunca eli kolu da kalkmıyor ki.
Reklam
İnsan sevdikleriyle uzak düştüğünde mesafeye yenilmemek zordu. Sevgi baki kalsa da hayat akıp giderken yanında olmayan biriyle eskisi kadar sık paylaşamıyordun hayatını. Sonra yüksek bir dalga gelip seni her şeyden, kendinden bile uzağa savurunca yolunu kolayca kaybediyor, bunu paylaşacak bir dost bulamıyordun.
Dipsiz bir kuyu gibi zaman burada; oturdukça, düşündükçe içini kasvet ağları bağlıyor; türü yeni bir örümcek, işi tıkırında bir șekilde senin içinde gezinip duruyor. Bunu söylemek için henüz çok erken ama mutsuzum. Yalnızlık bana göre değilmiş belki de. Köşeme geçip saatlerce sessiz sessiz kitap okuyacak olmanın hayallerini kurarken aynı sayfaya, aynı ifade ile dakikalarca bakıp uzun uzun düşünüyorum.
Zamanda yolculuk yapmaktı yalnızlık denen şey.
Nerdeyse buralara geldiğim ilk günkü kasveti taşıyorum içimde. Boğuluyorum şehrin olmazında; bulunduğumuz binanın yüksek olmasına rağmen alçak tavanları, kocaman olsa da alanları daracık gelen odalarında.
Reklam