Adâlet timsâli Hz. Ömer. bu kıtlık zamanında Müslümanlar aç olduğu için, getirilen yiyecekleri yemeyi kendisine yasaklamıştı. Yağmur yağıp bolluk oluncaya kadar yağ, süt ve etin tadına bakmamaya yemin etmişti. Kıtlık yılı boyunca halk ne yiyorsa onu yedi.
Bir gün pazara bir tulum yağ, bir tulum da süt gelmişti. Hizmetçisi bunları 40 dirheme satin alarak Hz. Ömer'e getirdi. Ömer ona, "Sen bunları pahalı almışsın. Haydi bunları sadaka olarak dağıt, ben bunları yemem" dedi. Ardından da hiç bir devirde erişilemeyecek şu ibretli sözü söyledi:
"Onlara gelen musibet bana gelmezse, ben idarem altındakilerin durumunu nasıl anlayayım?"
Karagümrük yanıyor, polis beni arıyor
Karagümrük yanıyor, herkes benden biliyor
"Ben suçsuzum" diyorum, kimse beni duymuyor
Bunu bir tek sevdiğim, bir de Allah biliyor
Bir bakarsın gülen ağlar
Mutluluğu birden kaybolur
Madalyonun ters yüzü bu
Her güzellik bir gün yok olur
.
.
.
Bir bakarsın çiçek solar
Güzelliği birden kaybolur
Madalyonun ters yüzü bu
Her güzellik bir gün yok olur
Resulullahın, şöyle buyurduğunu işitmiştim:'İslamiyet ve Müslümanlar herşeye hâkim oluncaya kadar, karşı çıkanların hepsine karşı zafer kazanacaklardır.'