"Allah yolunda, inkar edenlerle savaşın. Hâinlik etmeyin. Sözünüzden dönmeyin. Ganimet malına hıyanet etmeyin. Korkak olmayın. Yer yüzünde fesat çıkarmayın. Verilen emirlere karşı gelmeyin. Öldürdüğünüz kimselerin kulak, burun ağız gibi azâlarını kesmeyin.
"Çocukları, kadınları ve yaşlı insanları öldürmeyin. Hurma ağaçlarını kesip yakmayın. Meyve veren hiçbir ağacı kesmeyin. Yemek için kesmenin dışında deve, sığı ve koyun gibi hayvanları öldürmeyin. "Manastır, kilise gibi ibâdethânelere çekilmiş kimselere rastlayacaksınız. Onları ibâdetleriyle baş başa bırakın. Haydi, Allah'mn ismiyle ilerleyin! "
Peygamberimiz birbiriyle kıyasıya savaşan kabileleri; kavga eden insanlanı, birbirlerine hayatlarını feda edecek derecede kardeş yapmıştır. İnsanlar, asırlık kan davalarını unutmuslardı. Her bakımdan topluma büyük bir emniyet ve huzur hâkim olmuştu. Bir mal gibi alınıp satılan ve hiçbir hakkına riayet edilmeyen kadın, bir insan, bir eş ve bir anne olarak gerçek değerine kavuşmuştu.
Kız çocuklarını diri diri toprağa gömebilecek kadar vahşileşen; elleriyle yaptıkları puta tapabilecek kadar cehalet örneği gösteren insanlar, medeniyete "üstad" olmuştu. Hak, kuvvetli olandan çıkmış; kuvvet, haklının eline geçmisti.