Allah'ın mesajı çok netti: Bizans toprağı bile olsa,Kudüs Müslümanlarındı.Müşrik işgali altında bile bulunsa,Kâbe Müslümanlarındı.Tarihe ve coğrafyaya,bu nazarla bakmak gerekirdi.
Günümüzde israil işgali altında bulunan Kudüs'e bakmamız gereken nokta işte tam da burasıdır."İşgal sürdükçe Kudüs'e gitmem" romantikliği,bize ait olanı siyonist işgalcilerin insafına bırakmaktan başka bir anlama gelmez.Kudüs'ü fiilen terk etmek,oradaki garip ve mazlum Müslümanları da sahipsiz koymaktır ayrıca.
Kudüs, dönemsel ve konjonktürel heyecanlara kurban edilemeyecek kadar önemli ve özel bir şehirdir.Sadece saldırı ve ihlaller söz konusu olduğunda onu hatırlamak,sair zamanlarda ise yeniden kendi haline terk etmek,muslumanlara yakışacak bir hal değildir.Kudus'e olan ilgimiz,mütemmim cüzümüz olarak,hayat boyunca bize eşlik etmeli.Bu ilgiyi,bilgiyle ne kadar temellendirebilirsek,Kudüs'ün bizden uzaklaşmamasını da o kadar garanti altına almış oluruz.
Hayatın devamını sağlayan hareketlilik,bizim açımızdan ölmek ve dirilmek, O'nun açısındansa görünüp kaybolmaktan ibarettir.Hareket ortadan kalkınca su bile taaffün ettiği(kirlenir,kokustuğu) için, durgun suyla abdest almak yasaklanmıştır.Allah'ın "Her şeyi çift yarattım" demesindeki hikmet budur.Biz de bu ikilik sayesinde idam olup ademe,icad olup mevcuda gelmedik mi?
Dostoyevski bir dehadır.Hatta bu beşerin rengini herkesten daha iyi taşıyan bir dehadır.Müthiş bir gözlem gücü, yazma kapasitesi vardır ve ruhsal analiz abidesidir.İnsanın kaderinin tasvircisidir.Suç ve Ceza ile Karamazov Kardeşler'i okumadan roman okuduğunuzu söylemeyin
Çocukların yokluğu,zorluğu,mahrumiyeti bilmesi lazım.Bunu ona siz göstereceksiniz.
Eğitimin tümünü okul veremez, eğitim satın alınacak herkese aynı şekilde hitap eden bir ürün değildir.