"İnsanların acıları karşısında, hiçbir şey yapamadan, öylece bakıyorduk. Onlarla birlikte üzülüp, onlarla birlikte ağlamaktan başka yapabileceğimiz bir şey yoktu.
Öyle ki, onların yüzüne bir damla mutluluk düşse, biz ablu duvarının dibinde yemyeşil yapraklanabilirdik."
"Sabah akşam, bizim gözlerimizin önünde, birbirlerine girdiler. Yaşlı iki yürek, ezildi sözlerin ağırlığının altında. Zaman zaman, dayanamayıp ince ince kanadılar."
"Hatta, sabahtan akşama, akşamdan sabaha dek sokağı boş gözlerle seyreden pencerelerde, derde derman için, şöyle, küçücük bir saksı gölgesi bile yoktu."