"Ak sakallı meşenin dediği gibi, insanın zalimliğine ağaçlarla kuşlar, böceklerle otlar, hayvanlarla taşlar değil, ancak insan karşı koyabilirdi.
Dönüp dolaşıp insanda başlıyordu her şey, dönüp dolaşıp onda bitiyordu.
Gerisi boştu...
Yani, insanın karışmadığı her şey bir masaldı."
"Nedeni şu," diyordu düzlükte yankılanan endişeli bir sesle, "bu merakın sonunda, ister istemez insanoğlunun ne denli vahşi olduğunu daha yakından görür, görünce de fena hâlde üzülürsün."