Yayımlandığı 1846 yılını düşündüğümüzde bir çok psikolojik hastalık, şizofreni yada çift karakterlilik tanımlanmamış olacak ki, o dönem kitabın yadırganması yada çoğu kişinin kitaba anlam verememesi insana normal geliyor. Aslında yazar günümüzdeki modern insanın içine düştüğü karmaşık ruh halinin, anlık karakter değişimlerinin resmini taa o zamanlar çekmiş.
Dostoyevski'nin o dönemler psikoloji üzerine birşeyler denemeye başlaması, insanın ruhunda farklı karakterler olduğu gerçeğini yansıtması ve bunu henüz yazarlığının başlangıcında, belkide önünde örnek alabileceği, yol gösterici hiç bir veri olmamasına karşın yapması başlı başına inanılmaz bence.
Henüz tam oturmamış anlatım üslubu, denediği yeni tarzla birleşince bana daha çekici geldi. İnsanın ruhunda birçok farklı karakter barındırdığını, herkesin içinde bir "öteki" olduğunu göstermesi hasebiyle kitabın kahramını Bay Golyadkin, bana Yüzüklerin Efendisi filmindeki Gollum'u hatırlatmadı da değil...