İlk yirmi sayfası yorucu tasvirle dolu olsa da sonrasında kolayca okunan bir roman. Fransız Devrimi sonrası toplumda yaşanan ekonomik değişimlerin yansımasını taşradaki yaşamlar üzerinden anlatmış Balzac. Baba Grandet son derece cimri, despot, materyalist bir adamken; anne Grandet ve kızları Eugenie ise dindar, yoğun saf duyguları olan karakterler olarak anlatılmış. Konu, “aşk ve para” temel alınarak ileri sayfalarda olgunlaşırken, Eugenie’nin yaşadığı zenginlik içinde büyüyüp hiçbir şeye sahip olamaması, gelgitleri ve hayal kırıklıkları beni üzdü biraz.