Herkesin kendini zaruri olarak kainatın merkezi bilmesinde, kendinden başkasını bir inşa malzemesi gibi görmesinde olması gerek. Onun için en büyük ve en iyi niyetlerin sahipleri bile hayatı yaparken insanı yıkmaktan korkmuyorlar…
Fakat heyhat! Şahsiyetimizi yapan parçalar bir defasında ölen cinsten değiller. Orta oyunundaki aptal uşak, münasebetsiz vakitlerde gelmeyi adet edinmiş alacaklı gibi şimdi öldürdüğüm biraz sonra karşıma çıkabiliyordu. Bu kadar kalabalığı kendinde taşımanın, sonra da tek bir insan olarak yaşamanın güçlüğü!
-Hayatı seviyor musunuz?
-Şimdiye kadar hep seyrettim, hiç bıkmadım.
-Niçin seyrettim diyorsunuz? Kendiniz yaşamadınız mı? Başınızdan bunca şey geçti.
-Doğru… ama onlar bana geldiler. Ben onlara gitmedim. Bir de isteyip yaşamak var.