Babamın bana gayriihtiyari bellettiği en temel hayat bilgisi, hayal kırıklığı istemiyorsam,hayal kurmayı bırakmam gerektiği oldu.
Bıraktım. Hiçbir yere, hiç kimseye heyecanla koşmadım. Koşmadım ama düşmedim de böylece. Ayakta kaldım. Ayakta, bir başıma.
Birine kalbinizi açıp içinizi döktüğünüzde,giderken sadece kendini götürmüyor,sanki size ait bir sırrı da yanına alıyor.O zaman artık yalnız bile değil, eksik kalıyorsunuz. Sırf gideni değil, dökülüp kırılarak ortalığa saçılmamış eski halinizi de özlüyorsunuz. Acıklı bir seçim bu ama ne zaman birini gerçekten sevseniz,yapmak zorunda kalıyorsunuz. Başkalarına yaklaştıkça kendinizden uzaklaşıyorsunuz.