Çocuklar yaşlıları çok çok sever, aynı şekilde yaşlılar da çocukları; ne de olsa tanrı benzerleri benzerleriyle buluşturur.
Cidden ne fark var aralarında, şu kırışıklığı ve sayısız doğum gününü saymazsan? Yoksa saçlarının beyazlığı da bir, dişsiz ağızları da, mini mini gövdeleri de bir, süte doymazlıkları da, kekelemeleri de bir, çenebazlıkları, saçmalıkları, unutkanlıkları, savruklukları da, kısacası başka her konuda birbirlerine tıpatıp uygunlar. İnsanlar ne kadar yaşlanırsa o kadar çocukluk benzeri bir çağa geri dönerler, ta ki çocuklar gibi yaşam gailesi çekmeden, ölümü hiç hissetmeden bu yaşamdan göçüp gidene değin.