Bir hukuk profesörü, vaktiyle şöyle bir soru sormuştu: Hayat, toplum, toplumsal ilişkiler günden güne değişiyor; oysa İslâm'ın hukuk kuralları değişmiyor.Değişen toplumsal ilişkilerin ortaya çıkardığı yeni yeni sorulara, söz konusu değişmeyen kurallar muvahecesinde nasıl cevap verilebilir?...
Şimdi bu sorudaki sakatlık şurada: Gelişme, ilerleme vs. diye adlandırılan toplumsal değişmenin muharrik temeli, İslâmî yaşama tarzı mıdır, yoksa İslâm-dışı yaşam tarzlarının ortaya koyduğu bir sonuç mudur?...
Soru, bir yanda nasslar, bir yanda toplumun değişen ihtiyaçları diye ortaya konuluyor...
Oysa, hadise Müslümanca bir açıyla değerlendirildiğinde, böyle bir soru, her yanıyla daha baştan "batıl" hükmündedir.Çünkü Batı kültürünün ortaya koyduğu değişmelere İslâm değil, gene o kültür cevap vermek zorundadır.Nasıl ki, İslâmî hayatın zarurî kıldığı sorularda da, cevaplar İslâm'dan aranır, başka yerden değil...