Yurttaşların kim bağladığı, hor gördüğü bir kral; halkı ezerek, dilenci durumuna düşünerek tahtında tutunabilecekse, bıraksın krallığı, insin gitsin tahtından. Bu yollarla belki kral adını elinde tutar; ama ne yiğitliği kalır, ne büyüklüğü. Kral yüceliği dilencilerin değil, zengin ve mutlu insanların başında olmakla kazanılır.
Kralın en kutsal ödevi, kendisininkinden önce halkın mutluluğunu düşünmektir. Sadık bir çoban gibi kendisini sürüsüne vermeli, onu en besleyici otlaklara sürmelidir.
Kişisel tiksinmelerimizi halkın yararına aşmak, her iyi yurttaş gibi sizin için de bir görev sayılmaz mı? Platon der ki: Günün birinde filozoflar kral ya da krallar filozof olursa, insanlık o zaman mutluluğa kavuşur. Filozoflar krallara öğüt vermeyi bile küçümserlerse, o mutluluktan çok uzaktayız demektir."