Unutmak imkânsız bir şey, bunu anladım fakat şunu da anladım ki gidenin geri gelmediği bir dünyada bu acıyla tekrar tekrar ölüp dirilen kendi ruhummuş. Onları sürekli hatırımda diri tutmaya çalışarak asıl kendi yasımı tutuyormuşum, bunu çok sonraları anladım.
Aşk nedir, muhtaç olunan sevilme hissi midir, yoksa sevmek midir? Bütün eksik sevmelerinin, kalan bakiyelerinin toplanarak bir tek kişiye nüfuz etmesi midir?
Söyle bana hindiba
Kartallar uçar mı bir harâbeden
Köprülerden benim yârim geçer mi
Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem
Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları
Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum
Avuçlayıp öpüyorum kumları
Bir karadelikten bakarken hayat
Meydan okuyanlar kim bu serâba
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar ceylan koşması
Sen nasıl bu kadar yollar aşması
Sen nasıl bu kadar güneşe meftun
Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi
....
youtu.be/MInbreejX5cNurullah Genç
Önce yürü bu vefasız ülkeden
Sonra uzan bir tenhaya, sessiz ol
Gelip geçsin üzerinden turnalar
Düşün, sesler neden bulur sesleri
Kelâm kimin damarlarında kandır
Harflerini senden alan merhaba
Hangi demin âteşidir içimde
Söyle bana hindiba
Sen nasıl bu kadar gönül hanesi
Sen nasıl bu kadar yâr divanesi
Sen nasıl bu kadar çerağı ömür
Sen nasıl bu kadar inci tanesi
...
...
Nurullah Genç