Her insan dünyaya geldiği evin enerjisi ile yaşamaya başlar. Yaptığı davranışlar o kişi için ya yükseliştir ya da çöküştür. Hani derler ya "Doğduğun ev kaderindir "işte tam da öyle. İnsanı etrafı, çevresi de etkiler elbette ama dört duvar içerisi kadar hiç bir olay sizin yaşantınızı etkileyemez. Bu kitapta da bir suçlu aranıyor. Suçlu maalesef ki bizi dünyaya getirme kararı alan kişiler (anne-baba). Rüzgara kapılmış bir kuru yaprak gibi hayatımız onların elinde savruluyor...En son rüzgarın kesildiği yerde ( olayları idrak edebilme yaşı ) tekrar bir direniş başlıyor...
Sevginin iyileştirici bir yanı da var elbette ama ehline denk gelmek önemli.
Sen kimsin, neye üzülüp, neye sevinirsin, hayattaki amacın ne,en son neye mutlu oldun, en son neye üzüldün, nasıl birine âşık olursun, nasıl birinden nefret edersin, vicdanın neye sızlar, kime neden üzülürsün, kalbini ne krar, neyi kiskanırsın, neyden keyif
alırsın sen kimsin?