Mesut’a kalırsa Çehov, Martı’yı insanların kusurlu doğasını sergileyen bir komedi olarak kaleme almıştı. Adet olduğu üzere seyirciyi gözyaşlarına boğan iç karartıcı bir melodram olarak sahneye koymak hataydı. Elbette seyirciyi gözyaşlarına boğmadığı gibi kahkahadan da kırıp geçirmesi gerekmiyordu. Martı trajediyle sonlanan bir komediydi - tıpkı hayatın kendisi gibi.