Eski sömürgeci Avrupa ülkelerinin önünde iki seçenek vardı: Ya gettolaşmayı sürdürecek ve bunu şiddet yoluyla sağlama alacaklardı, ya da bu göçmenleri kısmen asimile edeceklerdi.
Sağlıklı olmak ise kişinin sorumluluğuna emanet ediliyor. Genetik miras, sosyal sınıf, çevre kirliliği gibi faktörlerden bağımsız bireysel çabalarımızla erişebileceğimiz bir durum gibi sunulup, algılanıyor. Bizi kendimizden başka hiç kimse/hiçbir şey sağlıklı ya da hasta yapamaz fikri sürekli işleniyor
Günümüzün narsizmle şekillenen tüketim kültürü sürekli başkalarının takdir ve tasdikine ihtiyaç duyan ve bu
yolda bedenini yeniden yapılandırmak ve korumak için zaman ve para harcamaktan çekinmeyen bireyler yarattı.
Bedenimizi değiştirerek yeni biri olabileceğimiz vaadi önce etnik/ırksal ‘kusurları’ düzeltmenin bir aracı Ötekilikten kurtulmanın bir yolu olarak görüldü. Estetik ameliyatla kimliği ele veren fiziksel özelliklerden arınmak mümkün olabilirdi. Estetik ve karakteri burun şekline bağlayan yaygın görüş Yahudilerden Siyahlara birçok grubun burunlarını Batılı normlara göre değiştirmesine yol açtı.
Antik Yunan’dan Çin’e birçok medeniyette kabul gören insan karakteri ya da kişiliğini dış görünüşünden ama özellikle yüz yapısından yola çıkarak değerlendirmek, yani fizyonomi, 18. ve 19. yüzyıllarda yeniden popülerlik kazanıyordu. Aydınlanma düşüncesinin görme duyusuna atfettiği önem ve estetik
kuramındaki önemli gelişmeler de burada rol oynuyordu. 18. yüzyıl fizyonomisi, fiziksel güzelliğin ahlaki iyiliğin göstergesi olduğu yolundaki Platonik görüşü yeniden üretiyordu.