Dünya edebiyatına damga vuran isimlerden biri Rimbaud. Bu efsane adam çocuk yaşta şiiri bırakmasına rağmen edebiyata olan etkisi büyüktür. Rimbaud'un şiir çizgisini birçok ulusların şiirinde görebilirsiniz. Şiirlerinde ki en önemli yönü betimsel (tasvirci) şiire karşı koymasıdır. Yani ölçülü düzyazı. Rimbaud'nun ayaklanması, bir bakıma şiirde düzyazının ilkelerini atmak şeklinde de özetlenebilir. Bunu düzyazı da söyleyebileceğimizi, şiirde söylememek şeklinde de tanımlayabiliriz. Rimbaud ilk şiirlerinde düzyazının ilkelerini bol bol kullanmıştır. Rimbaud eski şiire karşı koyarken öne sürdüğü ilkelerin başında usa karşı çıkmak gelir. O buna "us dağınıklığı" diyor. Söz Simyası adlı şiirinde bu deneyi anlatır. Yeni bir şiir terimi ortaya atar:
"Sesli harflerin rengini buldum! A kara, E ak, I kırmızı, O mavi, U yeşil."
Rimbaud eski şiire karşı gösterdiği bu ayaklanmayı, hayatında da göstermiş; aile, vatan, ahlak, toplum, din bağlarını yadsımıştır.
Rimbaud'un bilinen iki büyük başyapıtı vardır. Ve ikisinde bu kitapta yer almıştır. Biri Illuminations (renkli gravürler) diğeri ise Une Saison en Enfer. (Cehennemde bir mevsim) Bu iki kitaptaki şiirler mensup şiirlerdir.
Kısaca şiirlerden bahsedecek olursak;
Cehennemde Bir Mevsim'de Rimbaud yaban bir adam oluşunun nedenlerini çizdiği herkesçe kabul edilmiş gibidir. Bütün kitap boyunca kendini anlatmaya çalışır. Hatta ve hatta yazdığı bir mektupta bütün bir hayatının bu kitaba bağlı olduğunu söyler. Bu kitabı yazdığı sıralar 18 yaşındadır ve her türlü toplum düzenine baş kaldırmış asi bir delikanlıdır. Usunun karmaşıklığını bu kitaba fazlasıyla yansıtır ve daha sonra bunu bir yöntem olarak da benimser. Lanetlenmiş şair deyimi bu kitaptan Rimbaud'a özgü çıkar. Ona delikanlı şeytan diyenler de varmış.
"Güzelliği dizlerime