İçimde nefret, başkaldırma ve üzüntü karışımı bir duygu yükseldi. Kendimi tutamayıp bağırdım: “İnsanın yoksul bir babası olması ne kötü!” Bakışlarımı lastik pabuçlardan ayırdım ve önümde duran galoşları gördüm. Babam ayaktaydı, bize bakıyordu. Gözleri sınırsız bir hüzünle doluydu. Gözleri öyle büyümüş öyle büyümüştü ki, Bangu Sineması’nın perdesini doldurabilirdi neredeyse. Ve öyle korkunç bir acı vardı ki bu gözlerde, ağlamak istese bile ağlayamazdı.
Hüznü sardı gönlüm yine yol göründü
Tanırdım bu halim ilk değildi
Sevgimi görmediler, bana baharımı göstermediler
Sevgiden ne anlarlar
Ne dağlardan aştım da nice düşlerden geçtim
Anlatsam anlarlar
Belki...