ne güzel anlatmışsın.. Ruhumuza ancak o okyanus sahip çıkabilir evet. Bir durum daha var, belki de buradaki söz konusu balık akvaryum ya da okyanustan ziyade bizzat suyun kendisini hasta ettiğini düşünmeye başlamıştır, hem görmediği su hem tabiatı olan suyu.. Bir balığın sudan bıkışıdır belki de bahsettiğimiz, kurtulmak istemenin çaresizliğidir. Bu durumda balığın suyunu sevmesi temizlemesi yeterli olabilir kanımca. Ait olma ait olduğun yeri oluşturmaktan geçiyor, tabiatına uygun olmayan yerde durmamaktan, kendinden kendiliğinden olandan uzaklaşmamaktan..ve balık olduğun için memnun olmaktan; ki tabiatta balıkların balıklıklarını, ağaçların ağaçlıklarını, kuşların kuşluklarını sorguladığı nerde görülmüş; peki ya insan, balığı yerine yerleştirenin, kendini ait olduğu yere yerleştirmediğini mi sanır? Hisler aitliği belirler mi, gerçeği verir mi?