Mҽrvҽ

25 yaşına henüz gelmediyseniz, kendinize çok yüklenmeyin. Bu gelişimsel olabilir..
Psikoloji
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Panik atakta hızla nefes alıp vermenin fizyolojisi
Panik atak gerçek değil hayali bir tehlike sonucu ortaya çıktığından herhangi bir tehditle savaşmak veya ondan kaçmak söz konusu değildir. Savaşmayan ya da kaçmayan vücut aldığı bu fazla oksijeni tüketemez. Oksijenin önemli bir özelliği çok yapışkan bir molekül olmasıdır. Kandaki karbondioksit oksijenin kırmızı kürelerden ayrılıp dokulara geçmesine yardım eder ve sonra soluk verirken de dışarı atılır. Karbondioksit yardımı olmazsa oksijen kanımızdaki kırmızı kürelere sıkı sıkı yapışır, yapış yapış oksijen dolu kırmızı küreler oksijenden kolayca sıyrılamadığından onu ihtiyacı olan dokulara veremez. Normal soluk alıp verdiğimizde kanımızdaki oksijen ve karbondioksit miktarı dengelidir ama panik atak da çok hızlı soluk alıp verme hiperverlikülasyon oksijen düzeyinin aşırı artışı karbondioksitin hızla atılmasına ve dengenin bozulmasına yol açar. Soluğun ağızdan alınıp verilmesi karbondioksitin daha da hızla kaybedilmesine neden olur karbondioksit miktarının kandaki düzeyi çok düşünce kırmızı küreler üzerine yapışan oksijen dokulara geçemediğinden vücutta oksijen açlığı başlar, aslında kanda oksijen çoktur ama dokulara ulaşamaz adeta bir ' varlık içinde yokluk' durumudur. Bu dokulardaki oksijensizlik hava açlığına yol açar boğulma hissi olur. Bu durum panik atak yaşayan kişiyi daha da hızlı nefes almaya zorlar aşırı solumak göğüs kaslarını sıkıştırır ve göğüs ağrısına yol açar. Oksijen yetersizliği ayrıca titreme uyuşma halsizlikle konuşma zorluğuna da neden olur. Bu bir kısır döngüdür, panik atakta aşırı ve yüzeysel sorunlar sonucu oksijen karbondioksit dengesinin bozulması da panik atak bulgularının ortaya çıkmasında büyük rol oynar ama bu hiçbir zaman gerçek bir hayati tehlike yaratmaz.
Sayfa 70
Psikoloji
Yara açmamak için yaralarımı 𝑑𝑒𝑓𝑎𝑙𝑎𝑟𝑐𝑎 kanattım. Kalabilmek için 𝑑𝑒𝑓𝑎𝑙𝑎𝑟𝑐𝑎 gittim. Görebilmek için 𝑑𝑒𝑓𝑎𝑙𝑎𝑟𝑐𝑎 baktım. Sanki ' 𝑠𝑎𝑑𝑒𝑐𝑒 𝑏𝑒𝑛' bu denli ciddiydim -hayatı ele alışımda.
Duygu ve Düşünce
"sanki narin bir çiçeğim..
Alıntı