Çok büyük olayların peşine düşmeye hiç gerek yoktur. Kalbinizde bir çocuğun gülümsemesinden doğan bir sıcaklık, bir işi bitirmenin keyfi, bir çiçeğin yaydığı kokunun güzelliği, kucağınızda uyuyan kedinizi okşamak, yorucu bir günün ardından içilen bir fincan kahve, deniz kenarında bir yürüyüş...
Yürümediğiniz yolun seyyahı olamazsınız. İçinde boğulmadığınız deniz hakkında konuşamazsınız. Issızlığında kaybolmadığınız çölü kimseye anlatamazsınız. Hem zaten anlattığınıza da kimse inanmaz.