İlk kitap yorumu...
Son zamanlarda klasik dünyasına girdim ve fazlasıyla bundan zevk almaya başladım. Öncelerde çok ağır ve anlam veremediğim cümlelerin şimdilerde ruhuma hitap ettiğini hissediyorum.
Goethe her zaman gözümde başarılı ve ağır bir yazar olarak canlanmıştır. Açıkcası onun kitaplarının bana ağır geleceğini, özümseyemeyip kitaplarını yarıda bırakacağımdan korkardım. Genç Werther'in Acıları ise Goethe ile tanışmama ve kalemine hayran olmamı sağladı. Olay örgüsü ve dile getiriliş biçimini akıcı, okuyucuya hitap eder buldum. Her insanın kendinden birşeyler bulabileceğini düşünüyorum. Beni en çok şaşırtan şey ise yıllar önce yazılmış bu kitaptaki insanla günümüz insanının dertlerinin, iç dünyasının, fikirlerinin hala aynı olmasıydı. Her şey değişiyor ama insanın özü değişmiyor. Yazar ise insanları yeri gelince ironik bir şekilde yeri gelince net bir şekilde eleştiriyor. Toplumsal olarak o günün insanı da gereksiz kalıplar ile hareket ediyor bugünün insanı da.. İşin tuhafı ise o toplumdan bir adım dışarı çıkıp kendinle baş başa kalmadığın sürece neyin doğru neyin yanlış olduğunu insanların fark etmemesi.. Kitap genel olarak toplumu, bireyi, kadını, erkeği, ilişkileri güzel bir şekilde yansıtmış.
Werther'in kişiliği, dünyaya bakış açısı ilk başlarda insanı umut ile dolduruyor. Goethe, bize Werther'in ağzından ders niteliğinde güzel öğütler veriyor. Düşüncelerin eylemleri etkilediğini bunların evrimini net bir şekilde görebiliyoruz. Ve ayrıca gördük ki insanın kontrol edemediği şeyler gittikçe bir takıntı haline dönüşüyor, onu elde edene kadar ruhunu bir bir tüketiyordu. Kitabın başı ve sonu arasında öyle bir uçurum var ki gelinen noktaya üzülmeden edemedim.
Şimdilik kitap hakkında diyeceklerim bu kadar(spoilere girmek istemediğim için detaylandıramıyorum!
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
Çünkü her şey kendimizle, kendimizi de herkesle karşılaştıracak şekilde yaratılmışız bir kere, bundan dolayı mutluluk ve hüznümüz bağlı olduğumuz şeylerden etkileniyor kuşkusuz, bu durumda en tehlikeli şeyde yalnızlık.
Bazı şeylerin bizde eksik olduğunu çok sık duyumsuyoruz, eksikliğini duyduğumuz şey de çoğunlukla bir başkasında varmış gibi geliyor bize, sahip olduklarımızın yanı sıra yüceltilen bir parça gönül huzurunu bile ona layık görüyoruz..