Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor.
Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırırsan gelirim.. dedi.
Evvela ne demek istediğini anlamamıştım. O da bir an durdu ve ilave etti:
Nereye çağırırsan gelirim!
Demek ki insanlar birbirine ancak muayyen bir hadde kadar yaklaşabiliyorlar ve ondan sonra, daha fazla sokulmak için atılan her adım daha çok uzaklaştırıyor.