Bazı kitaplar ikinci şansı hak eder. Aylak Adam da onlardan biri oldu benim için. İlk okuduğumda üniversitenin ilk yıllarındaydım. Yaklaşık 12 yıl önce. Bende hiçbir etki oluşturmamıştı. Bir kere daha okumak istedim ve bu ikinci şansı tanıdığıma sevindim çünkü 12 yıl öncekinden bambaşka bir bakış açısı kazanmıştım.
Eserin üslubu ve anlatımı farklı. Başlarda yoğunlaşmak biraz zor. Ama Bay C.nin ruh hali de başka nasıl anlatılabilirdi ki...
Çocukluğundan beri onu sarıp sarmalayan tek sevgi teyzesinin sevgisi olan bir adamın gerçek sevgiyi arama çabası... Ve bu sevgiyi bulduğunu düşündüğü anda kaybediyor olması... Gerçek sevgi yok mu demek istiyor acaba Yusuf Atılgan?
Muhakkak okunması gereken bir kitap...