Kitabın sonlarına doğru gerçekten çok hoşma giden şiirler gördüm. Sabahattin Ali, şiirlerinde genel olarak yalnızlığını, toplum tarafından dışlanmışlığını ve biraz da nefretini dile getiriyor aslında. Aşık olduğu kişilerden karşılık alamayışı onu kötü ve yalnız hissettiriyor. Şiirleri, daha çok isyan niteliğinde. Ben sonrala doğru gerçekten hoşuma giden şiirlerle karşılaştım. Eğer o şiirler olmasaydı puan olarak 5 veya 6 verecektim. Sabahattin Ali'nin romanlarının daha güzel olduğunu düşünmekteyim.
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
İçinizdeki tüm o boşluğu, pişmanlığı okudupunuz bir kitap. Hayatta karşımıza çıkan onca yoldan birini seçerken kafamızda oluşan karmaşıklık, neden diğer yokdan gitmedim diye duyduğumuz pişmanlık, acaba o zaman hayita yapmasaydım ne olurdu diye düştüğümüz bitkinlik bir türlü peşimizi bırakmıyor. Her zaman daha iyi bir versiyonumuzu istiyor, her şeyde en mükemmel olmak için hayaller kuruyoruz. Günün sonunda yıpranan hayatımız ve bizzat kendimiz oluyor.
Nora'nın depresyonu iliklerime kadar hissettim. Yaşamına son vermek istemesi intihara teşebbüs etmesi ve daha birçok şey kitabın duygu yoğunluğunu bana sevdirdi. Ölmeden önce zihninin bir parçası olan gece yarısı kütüphanesine gidip hayatında yaşadığı tüm pişmanlıkları gördü ve daha önce seçmediği 'o yolu' seçti ve her seferinde o seçtiği yolun sonunda istemediği şeylerle karşılaştı. Pişmanlıklarımızı iyi biliyor olmamız, seçimlerimizin sonunun iyiye gideceğini biliyor anlamına gelmez. Ne kadar pişmansak kendimizi o kadar oluşturuyoruz. Sırf o yolda adım atmadığımız için hayatımız bitmiş değil. Zamanında yankış karar verdiğimiz her şey belki de bizi daha kötü bir mutsuzluğa itecekti.
Bu kitabı çok sevdim.