Kişinin kendini taniması ve benlik bilincinin olușturduğu sınırlamalarin farkına varması, çocukluğundan beri süregelen koşullandırmalardan kurtulabilmesi olanağını sağlar.
Cocuklarinın duygu ve düşüncelerini doğal ifadesi içinde kabul eden anne babalar kendine güveni olan, girişimci, insan ilişkilerinde basarili bireyler yetiştirirken, çocuklarını olumsuz yönde sürekli elestiren, kısıtlayan,
onları duygu ve düșüncelerini doğal bir bicimde ifade etmesini engelleyen anne babalar pısırık, çekingen, içine kapalı, alingan bireyler yetiştirirler.
Kişilik, büyük ölçüde içinde yetişilen sosyo-kültürel koşulların özelliklerine bağlıdır. İçinde yetişilen ortam, kendi hakkında nasıl düşünmesi gerektiğini kişiye öğretir. Büyürken çevresinde bulunan kişiler, kişinin kendi hakkında nasıl düşüneceğini önemli ölçüde etkiler.
Her iletişim faaliyetinin bir içerik bir de ilişki olmak üzere iki düzeyi vardır. İlişki düzeyi içerik düzeyine anlam veren çerçeveyi oluşturur ve bu nedenle daha üst aşamadadır.
İçeriği ne olursa olsun bir sorunu çözmek için insanların düşünce alışverişinde bulunmaları, bir başka deyişle iletişim kurmaları gerekir.
Sorunların demokratik çözümü için karşılıklı iki yönlü iletişim gereklidir. Böyle bir iletişim gerçekleştirilmediği sürece sorunların çözümüne ulaşılamaz.