Mert pehlivan

Yavas yavas ölürler Seyahat etmeyenler Yavas yavas ölürler Okumayanlar, müzik dinlemeyenler, Vicdanlarinda hosgörüyü barindiramayanlar. Yavas yavas ölürler Aliskanliklarina esir olanlar, Her gün ayni yollari yürüyenler, Ufuklarini genisletmeyen ve degistirmeyenler, Elbiselerinin rengini degistirme riskine bile girmeyenler, Bir yabanci ile konusmayanlar. Yavas yavas ölürler Heyecanlardan kaçinanlar, Tamir edilen kirik kalplerin gözlerindeki piriltiyi görmek istemekten kaçinanlar. Yavas yavas ölürler Agkta veya iste bedbaht olup yön degistirmeyenler, Rüyalarini gergeklestirmek için risk almayanlar, Hayatlarinda bir kez dahi mantikli tavsiyelerin disina çikmamis olanlar. PABLO NERUDA
Reklam
Eterhanus
Gözlerimi açtım. Cam gibi bakışlarım bir bıçak gibi tavana saplanmıştı. Kendimi çok kalpsiz hissettim. Boş. Karanlığa baktığımın ve gözümü dahi kırpmadığımın bilincindeydim. Her şey çok griydi. Korkularım kişisel değildi. Sanki yoğunluğum yokmuş gibi karanlık içimden geçti. Kül rengi kemiklerim yatağın üzerinde yatıyordu ve kaburgalarım yabani otlara sarılıydı. Kendimi harap olmuş bir köpek gibi, her hayvanın doyduğu ruhsuz bir beden gibi hissettim. Karanlığa bakıyorum ve gözümü kırpmıyorum. Bir şey söylemek isterken gözyaşlarına boğulmak istediğinde sanki bir zincir gibi boğazımı sıktığını hissediyorum. Sanki Ruh Emiciler ruhumdaki tüm mutlu anıları alıp geriye sadece gözyaşlarını bırakmıştı. Öylesine boş, öylesine bedensiz. Gözlerini açmak için hiçbir teşvik, rahatlık ve sebep bulamıyor. O kadar berrak, kristalimsi ki... küller gittikten sonra geride bıraktıkları sis gibi.
Bütün bu olanlara rağmen boğulurken bir kere çırpındıysam namerdim. Seviyorum dedim, sevmekle yetinmeyip sonuna kadar hissettirdim. Sonuç? Yine kaybettim. Kimseye adım atacak dermanım yoktu ama sana koşmaktan vazgeçmedim.
Alıntı
Kalemimden
Yine bir buruşuk kağıt
Edebiyat
Kendi kalemimden
Tozlarını almak lazımdı kitapların ve defterlerin ve vakti zamanında küçük notlar tebessüm ederek önüme çıkıyordu
Edebiyat
Reklam