"Ah ben bilirim, taşınmanın ne olduğunu! Taşınmak demek, parçalanmak demek, gürültü demek. Her şeyin üst üste yığılması demek. Bavullar,kanepe başlıkları, tablolar, pipolar,kitaplar, bardaklar... Normal zamanda ortada olmayan her şey... O sırada bunların nerden çıktığını Tanrı bilir. Kaybolmasın, kırılmasın diye her şeyin peşinden koşarsın. Eşyanın yarısı burdadır, yarısı yoldadır ya da yeni dairededir.Oturmak istersin oturacak yer bulamazsın."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Hayatımda ilk kez biri bana
“Kendine çok dikkat et” dedi.
Anlamış onun kalbini taşıdığımı herhalde…
Rastgele,
Yürürken aklına geleyim
Sızlasın için…
Zaman sen olmayınca geçmiyor,
Sen olunca da yetmiyor…
“Üşüyorsan söyle,
Seni bir kat daha seveyim.”
Kim istemez mutlu olmayı,
Ama mutsuzluğa da var mısın?
Çık gel bir kez daha
Çık gel bir kez daha
Beni bozguna uğrat
Ben güzel değil miyim?
Neden kuş koymuyorlar yoluma?
“Ben sana kızsam,
Kendime küserim…”
“Ama sen yine de gitme
Gidersen peşinden gelmem
Ama kalırsan,
Bu masalın sonunu birlikte öğreniriz.
Meğer ne çok canı yanarmış insanın,
Baktığı yerde göremeyince görmek istediğini,
Birgün aklına gelecek olursam
Bana şiir ısmarla,
Şubat’ı konuşalım.
"Küçükken müdürlerin, astlarına bir baba gibi yaklaştıklarını işitmiş, müdürlerin aile anlayışını devam ettiren güler yüzlü kişiler olduğunu hayal etmişti. İşle ilgili olsun ya da olmasın sadece kendisine ilham vereceklerini, sonsuza kadar yanında olacaklarını, emrindekileri ödüllendireceklerini ve yalnızca ihtiyaçlarını değil memnuniyetlerini de gözeteceklerini düşünmüştü. "
"Ayrıca her şey aceleydi, herkesin bir yerlere yetişmesi gerekiyordu, hiçbir şey ertelenemezdi.Elindeki bir işi henüz bitirmişken başka bir iş yapışırdı yakasına. Onu da bitirdiğinde, sanki gücü kalmış gibi, bir üçüncüsünü tutuştururlardı eline. Bunun sonu hiç gelmezdi. "
"Sağlıklı bir memurun işe gitmemek için en azından depremi bahane etmesi gerektiğini görünce morali çok bozulmuştu. Ne yazık ki Petersburg'da hiç deprem olmazdı. "