Siz, kendiniz olmak istiyorsunuz. Bunu bana kaç kez söylediğinizi duydum! Kaç kere özgürlüğü hiç tanımadığınızdan yakındınız? Sizin iyiliğiniz, ödeviniz sadakatiniz; bunlar sizi hapseden duvarlar. Bu küçük erdemler sizi yok edecekler. Kendi kötülüğünüzü tanımak zorundasınız. Kısmen özgür olunamaz: İç güdüleriniz, özgürlük özleminiz; odada kapalı tutulan vahşi köpekleriniz; hepsi de özgürleşmek için feryat ediyorlar. İyi dinleyin, halâ duyamıyor musunuz onları?
- Montaigne' in ölüm üzerine yazdığı denemesinde mezarlığa bakan bi odada kalınmasını tavsiye ettiğini biliyor musunuz? İnsanın zihnini dinlendirdiğini ve yaşamdaki önceliklerin değerlendirilmesini sağladığını öne sürüyor. Mezarlıklar size de bunları düşündürür mü?
- Bir zamanlar mezarlıkların bana tazelik kazandırdığı bir dönem yaşadım. Yıllar önce, üniversite kariyerimin sona ermesiyle yıkıldığım zamanlar ölüler arasında teselli aramıştım. Nedense mezarlar beni sakinleştirir, yaşamımdaki önemsiz şeylerin gerçekten önemsiz olduklarını gösterir.