Meral

Meral
Aklı bol olan zaman kıtlığından zarar görmez. YAŞAMAK DEMEK GELİŞMEK DEMEK. KİTAPLAR UYGARLIĞA YOL GÖSTEREN IŞIKLARDIR. - ALFRED ADLER -
İnsan zirveye ulaştığında, aşağıda onu geri çekmek için bekleyen çok olur.
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gençliğimizin baharında, gelecekteki hayatımızı düşünmeye dalmışken, perde açılmadan önce neşeyle oturup sabırsızlıkla oyunun başlamasını bekleyen çocuklar gibiyizdir. Gerçekten neler olacağını bilmemek bizim için bir lütuftur. Eğer önceden görebilsek çocuklar bize, ölüme değil hayata mahkum olan, ama cezalarının ne anlama geldiğinden habersiz olan tutuklular gibi görünebilirler. Ya da Biz kurban olarak önce birincisini, sonra diğerlerini seçen kasabın gözü önünde tarlalarda gülüp oynayan kuzular gibiyizdir. Bu nedenle iyi günlerimizde kaderin bizim için ne kötülükler - hastalık, sefalet, sakatlık, görme yeteneğini ya da aklını kaybetme-getirebileceğinden habersizizdir.
Alıntı
" Her şeyden önce, insanlar sanıldığından çok daha mutsuzlar...ve yetişkin insan diye bir şey yoktur. " Herkes - buna hastalar kadar terapistler de dahildir- hayatın yalnızca neşesini değil, hayal kırıklığı, yaşlanma, hastalık, yalıtım, kayıp, anlamsızlık, acı dolu seçimler ve ölüm gibi kaçınılmaz karanlığını da yaşayacaktır.
Alıntı
Gelişimin Önündeki Engelleri Kaldırın
Kendisinin deyimiyle "Sınıfta kalan kalbi" olan, - bir daha asla sevemeyecek- olan genç ve dul kadın hastamı hatırlıyorum. Bir daha asla sevemeyecek olma fikri ile uğraşmak insanın cesaretini kırıyordu. Bunu nasıl yapacağımı bilmiyordum peki ya kendimi onun aşık olmasının önündeki çok sayıda engeli belirleyip ortadan kaldırmaya adarsam? İşte bunu yapabilirdim. Kısa sürede öğrendim ki aşk onun için ihanet anlamına geliyordu. Bir başkasına aşık olmak ölmüş kocasına ihanet demekti; kocasının tabutundaki son çiviyi çakmakla aynı şeydi. Başka birini kocasını sevdiği kadar derinden sevmek, kocasına karşı duyduğu sevginin bir şekilde yetersiz ya da lekeli olduğu anlamına geliyordu. Başka birini sevmek öz-yıkıcı bir hareketti çünkü kayıp ve kaybın getirdiği yakıcı acı kaçınılmazdı. Yeniden sevmek sorumsuzluktu; kötü ve uğursuzdu, öpücüğü de ölüm öpücüğüydü.
Alıntı
Karen Horney: Nevrozlar ve insan gelişimi Kitaptaki en yararlı tek kavram, insanoğlunun içinde kendini gerçekleştirmeye yönelik doğal bir eğilimin bulunduğu şeklindeydi. Karen Horney eğer engeller kaldırılırsa bireyin tıpkı meşe ağacında gelişen bir palamut gibi olgun tamamen kendini geliştirmiş bir hale geleceğine inanıyordu. " Tıpkı meşe ağacında gelişen bir palamut gibi... " Ne kadar özgürleştirici ve aydınlatıcı bir imge!
Alıntı