Gençliğimizin baharında, gelecekteki hayatımızı düşünmeye dalmışken, perde açılmadan önce neşeyle oturup sabırsızlıkla oyunun başlamasını bekleyen çocuklar gibiyizdir. Gerçekten neler olacağını bilmemek bizim için bir lütuftur. Eğer önceden görebilsek çocuklar bize, ölüme değil hayata mahkum olan, ama cezalarının ne anlama geldiğinden habersiz olan tutuklular gibi görünebilirler.
Ya da
Biz kurban olarak önce birincisini, sonra diğerlerini seçen kasabın gözü önünde tarlalarda gülüp oynayan kuzular gibiyizdir. Bu nedenle iyi günlerimizde kaderin bizim için ne kötülükler - hastalık, sefalet, sakatlık, görme yeteneğini ya da aklını kaybetme-getirebileceğinden habersizizdir.