“…artık üzülmüyorum. Belki de üzülemiyorum. Bütün alçaklıklar bile doğal, çünkü alçaklık doğal. İyilik de kötülük de bizim yaradılışımızda. Benim için ne düşündüklerini hiç önemsemiyorum artık, ben ne düşünüyorum, budur önemli olan benim için.”
Bence bir insanı tanımanın tek bir yolu vardır, onu bitmiş kabul etmek. Onu artık yaşamıyor saymak. İnsan ancak böyle bakınca onu olduğu gibi, tamamlanmış olarak görebilir.
“Her şeyi anlamak isteyen halimle sizi ne kadar sıktığımı biliyorum. Fakat kalbimin kalbinize ne kadar bitişik çarptığını bilmenizi isterdim. O zaman kusuruma bakmazdınız. O zaman anlamak arzusu bir suç olmazdı.”
Madde ruhun hizmetine girdiği anda kuvveti yüz binlerce kere büyür. O zaman bir teneke parçası, bir süngüye ve bir çakmak taşı, bir topa bedeldir. O zaman kemik, çeliği yer ve kan, ateşi yutar. Maraş’ı böyle anlayın!