'Her düşman bir Buda kadar yararlıdır.' Aynen öyle. Çünkü
düşmanımızın gözü üstümüzdedir, kendimizi koyvermemize izin
vermez. En küçük zaafmızı yakalayıp yüzümüze vurarak bizi en
kısa yoldan selamete eriştirir. Hakkımızda edindiği fikre layık
olabilelim diye her şeyi seferber eder. Dolayısıyla ona gönül borcumuz sınırsız olmalıdır.
Sıkıntılarınız sizde canlı bir mutluluk durumu yaratmak, sizi
rahatlatmak yerine, çökertiyor ve hırçınlaştırıyorsa, bilin ki
manevi iççağrınız yok sizin.
Bir ülkeyi tanmak istiyorsanız, O ülkenin ikinci sınıf yazarlarıyla ilgilenmelisiniz; gerçek doğasını ancak onlar yansıtır. Ötekiler, yurttaşlarının değersizliğini başka bir kılığa sokar: Onlarla aynı durumda olmayı ne isterler ne de olabilirler. Bunlar kuşkulu tanıklardır.
Belli bir yaşa gelince insan adını değiştirmeli ve kimsenin tanımayacağı, dost düşman kimseyle karşılaşma tehlikesinin olmayacağı, bitkin bir kötülük timsalinin dingin yaşamını süreceği ücra bir köseye çekilmeli...