Bir gün Hz. Mevlânâ talebeleriyle birlikte yol alırken bir köşede önündeki kemiği yiyerek yavrularını emziren bir köpek görür ve birdenbire durur. Yanındaki talebelerine dönerek, “Biliyor musunuz, içinde bulunduğumuz hali şu gördüğümüz hayvan ne güzel izah ediyor" der ve şöyle devam eder. "Bu yavruların şu koca kemiği yemeleri imkânsızıdır. Eğer o kemiği yemeye kalkarlarsa o inci gibi ince, körpe dişleri kırılır. Ancak anne, güçlü dişleriyle o kocaman kemiği rahatça kırıp un ufak ederek yiyip süte çeviriyor ve yavrularına onu süt olarak sunuyor. İşte Şems'in sözleri de bana o kemik gibidir. O sözleri ancak ben hazmederim, sizleri o sözlerle ben beslerim. O halde siz Şems'in sözlerine değil, benim süt gibi yorumlarıma kulak verin, o sözleri benden dinleyin." der.