••
“Son bir iyilik daha yapacağım,” diyorum kendime. Sonra da kendimi bir akıl hastanesine kapatır, hayatıma orada devam ederim. “
Merhaba Arkadaşlar ;
Bu havalar gibi sizi sıcacık kucaklayacak bir kitap yorumuyla geldim. @betullguclu kalemini zaten cok seviyorum. Okurken yormayan, kimi yerde kahkaha attırıp kimi cümleyle sizi derin düşüncelere bırakan bir mizacı var. Yalancı Aşklar Sokağı kitabı da diyalogları ile güldürürken, Mısra’nın yaşadıkları ile hüzünlendiren bir kitap oldu benim için. Ailesinin kaybıyla iki kardeşi ve babaannesi ile herşeyi göğüsleyen, hayatın karşısında dimdik duran bir kadın karakter karşılıyor bizi. Küçük yaşta tüm hayatın sorumluluğu babalar gibi yüklüyor sırtına.
Mısra Sezgin… Oldukça talep gören bir kafede garson olarak çalışıyor. Sadece bir yarım saatlik kahve keyfi yapacağı sırada kardeşi Emre’den aldığı bir telefonla başlıyor herşey. Kaza yaptığını,karşı arabaya biraz hasar bıraktığını müjdeliyor ve Mısra için o keyif kahvesi başlamadan bitiyor..
Kerem Tunalı.. Daha yeni aldığı arabanın hasarını karışlamak için Emre’nin ablasını bekleyen mağdur taraf. Mebla düşünüldüğünde Mısra için oldukça yüksek.
Nasıl ödeyeceğini düşündüğü sırada Keremden gelen bir teklifle giriyoruz işte bu Yalancı Aşklar Sokağına
Kerem, onunla evlenmesini ve nikah masasında terk etmesi karşılığında borcun silineceğini söylüyor. Mısra için olay karışık olsa da mecbur kabul ediyor. Nikah günü geliyor, memur sorduğunda Kerem “Evet” derken Mısra tam da konuştukları gibi “Hayır”diyerek masayı terk ediyor. Buraya kadar plan kusursuz işliyor.
Peki ya sonra?
Keremin ailesi bu işin peşini bırakır mı dersiniz?
Bir daha karşılaşmayacaklarını düşünürken olaylar bir anda nasıl karışır, duygular nasıl değişir onu da kitapla birlikte öğrenin artık
Keremin Mısraya